“Gök cisimlerinin hareketini hesaplayabilirim ama insanların çılgınlığını asla…”

Isaac Newton

Aşağıdaki notlar, Karar Anı kitabında altını çizdiğim yerler. Çok etkilendiğim bir kitaptı. Yatırım psikolojisini derinden ve temelden başlayarak değerlendirmiş. Yatırımcı kimliğine büründüğümüz sırada, neler yaşadığımızı tüm açıklığıyla anlatıyor. (Kitabı okuyalı baya bir oldu, notlarımı yeni temize geçiriyorum.)

Para tehlikede olduğunda duygular kolayca mantığın önüne geçiyor. İyi zamanlarda, işler yolunda giderken yatırımcılar bunu doğal karşılıyor, kendini akışa bırakıyor ve risklere hazırlanmıyorlar. Piyasa ekşimeye, işler kötüye gitmeye başladığında da her şeyin eskisi gibi olmasını umut ederek veya bir sorun olduğunu reddederek olan bitene odaklanmıyor, çoğunluklukla da çok uzun bir süre pozisyonlarına yapışıp kalıyorlar.

Hisse senedi piyasalarında bir avantaj ve üstünlük geliştirmek istiyorsanız, kendi kendinizin analisti olmalısınız.

Yatırımcılar piyasanın ” aşırı değerlenmiş” olduğunu bilseler de, aşırı fiyatlı olduğunu düşündükçe gelecekteki kazançlara ilişkin beklentileri bir o kadar artıyor.

“Kayıptan kaçınma sistemi” çevremizdeki tehdit ve tehlikelerin farkına vardığımızda harekete geçer. Sıkıntı, korku ve panik panikten kaçınma sisteminden gelen duygulardır ve kötümser ya da kaygılı düşünceler de bu sisteminin çalışmasının bilişsel sonucudur.

Çoğu yatırımcı finansal bir zararın ardından yeni bir riske girmekten kaçınıyor.

Piyasalarda birçok yatırımcının aslında hiç ders olmayan yerlerde ders çıkardığını görüyoruz.

Ayı piyasasında zarar eden birçok yatırımcı hisselerin üzerine tekrar atlamadan önce fiyatların oluşmasını, yani “konfirmasyonu” bekler. Yeni zirveler oluşuncaya kadar piyasanın dışında bile kalabilirler. Kuşkusuz, konfirmasyonu beklemek fiyat hareketinin büyük bölümünü kaçırmak anlamına gelir, ancak birçok insan yüksek güvene karşı bu bedeli ödemeye razıdır.

İdeal finansal psikoloji esas itibariyle, kendi kendinin farkında olmakla ve limbik (duygusal) güdülerde otokontrolü sağlayarak oluşuyor. “Duygusal zekamızı” çalıştırarak fırsatlar ve tehlikeler karşısında esnekliğimizi koruyabiliriz.

Ödül sisteminin fazla çalışması, iyimserliğe, aşırı güvene ve aşırı düzeyde risk almaya neden olabiliyor. Kayıtsızlık ve uyuşukluk, enerji düşüklüğüne neden oluyor; hastalık derecesinde kumar oynama ve ihtiyacı olmadığı halde çalma gibi denge sağlayıcı heyecan ve yenilik arayışı davranışlarına yol açıyor.

Beynin kayıp sisteminin çalışması, stres, sıkıntı, bıkkınlık, acı ve hatta panikle sonuçlanıyor.


“Başımızı derde sokan bilmediklerimiz değildir. Bizi böyle yapan bildiğimizden emin olduklarımızdır.

Mark Twain

Korkunun birçok yatırımcıda yakında durgunluğun baş göstereceği ya da fiyatların düşeceği yönünde bir duyguya yol açtığını ve bu ruh hali içinde ellerindeki riskli varlıkları zamanından önce sattıklarını söyleyebiliriz. Korkan bir yatırımcıya neden sattığını sorduğunuzda, genellikle “Korkuyorum” demek istemez, bunun yerine olumsuz ekonomik olaylardan söz etmeyi yeğler.

Başarı başkalarıyla veya başka eşiklerle kıyaslanması halinde bir performans tuzağı olabiliyor. Buna karşılık başarı, iyileştirilmiş karar alma süreci veya ön yargıdan arınma gibi içsel bir eşiğe göre ölçüldüğünde, destekleyici bir motivasyon olarak kalıyor ve uzun vadede harika sonuçlar üretiyor.

İnsanın kendini sonuçtan uzaklaştırması, duygularının yoğunluğunu ve duyguların neden olduğu ön yargı eğilimlerini azaltıyor.

Yatırım sanatının büyük bölümü, insanın kendi beklentilerini, piyasaların beklentilerini ve ekonomik temellerini anlama yeteneğinden oluşuyor.

Rahatsız edici olumsuz duygularla karşı karşıya kaldığmızda cesaret son derece önemli. Bir ayı piyasası sırasında ekonomi konusunda karamsar düşünmek kolaydır. Böyle bir durumda amaç ekonominin olumlu yönlerini, bakılıp da gözden kaçırılanları görmektir.

George Soros en temel ilkelerinden birinin, yatırımı muhakeme sürecinde neden hata yapmış olabileceğini herhangi bir yargıda bulunmadan tarafsız düşünme yeteneği olduğunu söylüyor.


Hızlı edinilen kazançların coşkusu bazı yatırımcılarda bağımlılık yaratabilir.

Araştırmalar, omega-3 tüketen insanların daha mutlu daha az ani tepki veren ve diğerlerinden daha sağlıklı olduğunu gösteriyor. Birçok farklı çalışmada ruh halini iyileştirmede, itki kontrolünde, duygusal istikrarı sağlamada faydalı olduğunu gösteriyor Genelde yatırımcılar daha fazla balık yiyerek veya omega-3 desteği alarak bu faydalardan yararlanabilirler.

Anksiyete (sıkıntı) finansal kararlarda ön yargı eğilimine sebep oluyor. Aşırılık ve aşırı derece tetikte olma hali ortaya çıkıyor. Yüksek düzeyde anksiyete kendilerini güvenceye almak isteyen yatırımcıların panik satışlarını getiriyor.

Yatırımcılarda triptofan (seratonin eksikliği) potansiyel büyük getirileri küçüklerinden ayıramamalarına, böylece de küçük kazançların peşine düşüp, aşırı sayıda alım-satım işlemine girmelerine neden olabileceğine işaret ediyor.


Zihin iyi yönetilirse, riskli ve belirsiz ortamlar, performans ve zaman baskısı sezgisel karar almanın oluşması için en iyi koşullardır.

İçgüdüsel karar alma deneyim yoluyla bilinçsizce oluşur ve bütün kararlarımızın %90’ı bu şekilde gerçekleşir.

Bir karar üzerine düşünmek, süreci bilinçli farkındalık düzeyine taşır ve bu bilinçli değerlendirme, hassas içgüdüsel sürecin bazı önemli yönlerini öldürür. Yeterince pratik kazanmamışsak, karar alırken bilinçli bir şekilde sezgilerimizden yardım istemeye çalıştığımızda, genellikle yanılırız.

“Benim düşünmekle işim olmaz. Çünkü benim işim alıp satmak; yani başkalarının ne yapması gerektiğini düşünmek değil, kendi önümdeki olaylara bakmak.”

Edwin LeFevre

Basit karar alma durumlarında bilinçli düşünme genellikle daha iyi kararlara götürür; fakat bilgide belli bir karmaşıklık düzeyine ulaşıldığında, bilinçli seçimin kalitesi duygusal seçimin kalitesinin altına düşer.

Duygusal Zekayı oluşturan 5 temel duygusal yetenek:

  1. Kendinin farkında olmak, özbilinç.
  2. Kendini düzenleme/ayarlama.
  3. Motivasyon
  4. Empati
  5. Sosyal Yetenekler

Karşılaştığı “zarar” objektif yaklaşamayan insanlar pişmanlık yaşayacaklardır. Büyük kayıpların verdiği olumsuz duygulardan sıyrılabilenler son derece uzman yatırımcılardır.

Yatırımcılar son derece sık biçimde “kaybedenleri koşturur, kazananları durdururlar.” Buna yönelim etkisi denir.

Zarar eden bir hisse senedini satmak, kişinin hatalı olduğunu kabul etmesi ile eş anlamlıdır. Hatalı olduğunu hissetmek, acı veren pişmanlık duygusunu beraberinde getirir. Pişmanlıktan kaçınmak için yatırımcılar, hisselerini ellerinde tutarlar.

Kazanan kağıtları kısa zamanda satarlar, çünkü hissenin düşmesinden, kazandıklarını kaybetmekten, ellerinde böyle bir şans varken karı masada bırakmış olmanın pişmanlığını yaşamaktan korkarlar.

Genelde, öfkeli yatırımcılar daha az sayıda alım-satım yapıyor.

Üzüntü, yatırımlarda risk almayı ve alım-satım dürtüsünü artırıyor.

Yatırımcılar korktuklarında, genellikle tehlikeyi gözlerinde büyütüyorlar ve tehditle ilgili bilgilere daha çok inanma eğilimi gösteriyorlar.

Mutlu olduklarında ise, riski küçümsüyorlar ve aynı şekilde iyimsel uzmanlarının olumlu kehanetlerine güveniyorlar.


Piyasaya geç girmiş olan ve başkalarının o sırada hasadı kaldırmakta olduğunu düşüneneler, önden koşanları kestirmeden yakalamak istiyor ve o zaman da tuzaklara düşebiliyorlar.

Yatırımcılar açısından, baktığımızda açgözlülüğün aşırı işlem yapmak, yatırımlara çok geç girmek ve yeterince araştırmamaktan kaynaklanan finansal zararlara yol açtığını görüyoruz.

İnsanlar hatalı yatırım kararları vermek üzereyken duygularının fiziksel işaretlerini kullanabilirler. Duygusal karar sürecini kesintiye uğratacak herhangi bir eylem, derin bir nefes almak gibi basit bir şey bile, aşırı duygusal kararlar almayı azaltmanın en etkin yollarından biridir.

Örneğin, bir yatırımcı kısa zaman önce bir zararla karşılaşmışsa ve kendini sinirli hissediyorsa veya irrasyonel riskten kaçınma davranışının işaretlerini sergiliyorsa (yeni pozisyonlardan girmekten kaçınıyorsa, daha başka olası zararlar üzerinde çok düşünüyorsa ya da her zamankinden daha fazla finansal tehdit görüyorusa) o zaman aşırı anksiyete gösteriyor demektir. Karar alma sorunlarının kökeninin anksiyete olduğunu belirlemeli ve hem bu sıkıntıyı azaltacak hem de öz disiplinini güçlendirecek önlemler almalıdır.

İki tür insan para kaybeder. Hiçbir şey bilmeyenler ve her şeyi bilenler.

R. Lenzner

Özgüven duygusu olmaksızın insanlar zorlukların ve riskli çabaların altına giremezler. Burada sorun aşırıya kaçması yani aşırı özgüvendir.

Bir boğa piyasası döneminde yatırım yapmaya başlayan amatörler çok kısa zamanda hisse seçiminde özel bir beceri veya yeteneğe sahip olduklarına inanmaya başlarlar.

Yatırımcılar finansal amaçlarına ulaştıklarında, motivasyonları düşer.

Alım-satım sırasında görece düşük dopamin düzeyleri (çünkü karlı teknikleri zaten öğrenmişlerdir) ve yüksek norepinefrin düzeyleri birleştiğinde sıkıntı artar, dikkat dağılır ve yeni fırsatları arama içgüdüsü zayıflar.

Büyük trader’lar volatiliteyi ve beklenmedik olayları yönetebileceklerine güvenirler, çünkü esnektirler. Pozisyonlarıyla çelişen bilgileri canla başla araştırırlar. Büyük trader’lar gerçekçidirler, uyumludurlar, sağduyulu ve temkilidirler; para yönetimi konusunda iyi teknikler uygularlar ve kaybedebileceklerini bilirler.

Trader’lar ve yatırımcılarla çalışan psikolog Dr. van K. Tharp kazanan trader’ların en temel özelliklerinden birinin “daha oyun başlamadan kazandıklarına inanmaları” olduğunu söylüyor.

Kendinden tam anlamıyla emin olma, başarı tutumu ve kararlılık; yetkinlik ve deneyimle gelişiyor. Piyasalar karşısında alçak gönüllü kalabilmek, ama kendiyle barışık ve kendinden memnun olmak trader’lar için önemli.

İyileştirilmiş bilginin karar kalitesini artırabileceğini ve aşırı öz güvenin etkilerini azlatabileceğini gösteriyor.

Eğitimin yanısıra, günlük tutma da kendini düzeltmenin etkili yollarından biri.


Yılda 14 dakikadan fazla zamanı piyasalar konusunda endişelenmeye harcarsanız, 12 dakikanızı çöpe atmışsınızdır.

Peter Lynch

Korku insanı rahatsız eder ve yatırımcıları ihtiyatsız, çoğu kez de zayıf finansal kararlar almaya iter. Korku; mantığın, sabrın ve doğru muhakemenin önünü kesebilecek kadar baskın olabilir. Fazla yoğun olmadığında ise insanın içini kemiren bir endişe duygusuyla deneyimlenir.

Panik her zaman için kötü bir şey:

  1. Korku ve paniği anlamanın beş temel ilkesi vardır
  2. Korku bedenimizde psikolojik değişimlere neden olur. (soluk almakta zorlanırız, nefeisimiz sıkışır, terleriz, tansiyonumuz yükselir.) Böylece korktuğumuzu kendimiz de anlarız.
  3. Korku kötü haberlere ilişkin düşüncemizi ve tepkimizi değiştirir. (kararsızlık, tutuklık, baskı oluşturma ve panik). Böylece çoğu kez kötü kararlar almamıza yol açar.
  4. Korku panikten farklıdır. Korkan insanlar karşılarşında çok risk görürler. Panik ise tepkiseldir ve hemen harekete geçme yönünde acil bir baskıyla şekillenir.
  5. Korktuğumuz zaman “soğukkanlılığımızı korumak” müthiş bir çaba ve güç gerektirir.

Algıladığımız tehditler karşısındaki doğal tepkimiz bir an önce uzaklaşmaktır. Ancak birçok uzman soğukkanlılıkla geri çekilir, derin bir nefes alır ve tehlikeli durumu mantıklı bir şekilde inceler.

Korku ve panik refleksini geri püskürtmek için gereken cesaret; deneyim, pratik ve zihinsel egzersizle elde edilir.

Yatırımcılar biyolojik olarak akut korku durumlarında salgıladıkları stres hormonları nedeniyle basiretsiz düşünmeye yönelirler. Korku; yargı ve muhakemenin esnekliğini zayıflatır ve bizi kısa vadeli düşünmeye yöneltir.

Kısa vadede, piyasada korku düzeyinin yüksek olduğu dönemler genellikle harika alım fırsatları sunar.

Hisse senetlerinden para kazanmanın kilit unsuru, onlardan korkmamaktır.

Peter Lynch

İnsanın son yaşadığı deneyim penceresinin dışında bir gelecek hayal etmesi zor.

Korkan yatırımcıların genellikle acıya katlanamamamaları, kısmen bu durumun sonsuza dek süreceğini düşünmelerinden kaynaklanıyor. Kan kaybeden pozisyonlarının baskısından kurtulmak için de satıyorlar; bu kan kaybının verdiği acının hiç bitmeyeceğini hissediyorlar.

Korkuyla savaşmanın en önemli unsurları eğitim, özbilinç, cesaret ve ön kalın korteksi. İçimizde gerilime veya duygulara tepki vermek yerine tehditleri mantıklı bir şekilde değerlendirebilme ve karşılık verebilme becerimiz; planlama, içgüdülerimizi kontrol etme ve düşünülüp muhakeme edilmiş kararlar verebilme yeteneğimize dayanıyor.

Korku; zarar ve finansal kayıpla ilgili kendini gerçekleştiren bir kehanet üretir.

Olayı zihninde yeniden düzenleme ve “muhakeme etme” gibi egzersizlerin kişinin ptansiyel tehlikelere ilişkin düşünme biçimini değiştirir.

Duygu skalalarının aşırı korkuya işaret etmesi, muhtemelen piyasanın toparlanmak üzere olduğunun göstergesidir. Piyasa korkunun egemen olduğu dönemlerde satışa geçen yatırımcılar, korku azaldıkça ve güven geri gelmeye başladıkça ortaya çıkacak rallileri büyük olasılıkla kaçırırlar.

Düşen bir kağıdı, mevcut hisedarları panikteyken satın almak da duygusal olarak epey zordur. Riskli bir yatırıma girmeyi düşünürken yaşadığımız sıkıntı; “tetiği çekmekte tereddüt etme”, “sonradan fikir yürütme”, “kılı kırk yarma”, “yansıtma”, “erteleme” ve “giriş korkusu gibi riskten kaçınma davranışlarını doğurur.

Yaşamdaki pek çok şey gibi zoru başarmak – sıkıntının yoğun olduğu dönemlerde cesur olmak ve alıma geçmek – uzun vadede daha iyi sonuçlar getirir.

Wilbur Ross Wall Street Journal’da yayınlanan bir söyleşisinde reasürans şirketlerine yaptığı yatırımı şöyle açıklıyordu: “Algılanan riskin mevcut riski aştığını düşünüyoruz ve buna yatırım yapıyoruz.”

Korku mantıksız bi şekilde risk algısını yükseltir, sağduyulu yatırımcılar da bu tür fırsatları görür ve yararlanırlar.


Elimi kalbime götürüp “piyasalar beni streses sokamaz” diyebilirim… Büyük stres yaşayan insanlar gördüm ve eğer stresliyseniz, bu işi adamakıllı yapamazsınız.

Christian Siva-Jothy

Stres kişinin durduğu yer ile olmayı hayal ettiği yer arasında bi tutarsızlık olmasından kaynaklanır; bir başka ifadeyle stresin nedeni beklentilerimiz ile gerçek arasındaki çelişkidir. Bu fark çok büyük olduğunda veya çok uzun süre devam ettiğinde stres yerleşip kronikleşir ve kronik stres de bizi fiziksel olarak aşağı çekip çöküntüye kadar götürür.

Jim Cramer stres hakkında maddesi:

Girdiğin bi pozisyon seni kendi zarar havuzunda dibe sürüklüyorsa, yanardağa bi bakire fırlat ve alım-satım tanrılarını sevindir. (Seni köpek gibi süründüren bi pozisyon varsa, birazını elden çıkar. Bu göründüğü kadar saçma bir şey değil. Solukların düzelecek ve daha iyi bir karar verebileceksin. Ayrıca gözlerin açılacak ve karşına çıkan yeni fırsatları görebileceksin.)

Prefesör Ariely, motor fonksiyonu ile iligili bir deneydeki saptaması: Oyunun getirisi yükseldikçe motor beceriler artıyor, buna karşılık bilişsel beceri geriliyordu. Önemli bir şekilde, denekler daha fazla para söz konusu olduğunda matematik deneyinde daha kötü performans gösteriyorlardı. Kişi stres altındayken, beyin bilgi işleme ve karar fonksiyonlarını “otomatik” kontrolde “manuel” kontrole çeviriyordu.

Başkaları tarafından gözlemlenmenin zihinsel performansı düşüren güçlü bir etkisi vardır.

Yatırım stresini yönetmek için, etkili olabilecek durumlarda denetim uygulamak, örneğin kurşun geçirmez para yönetimi sistemleri oluşturmak, kapsamlı araştırmalar yapmak, sağlam bir yatırım felsefesi benimsemek gibi bazı denetim mekanizmalarını devreye sokmak gerekiyor.

Herhangi bir stres faktörüne fizyolojik ve psikolojik olarak uyum gösterdiğimizde (örneğin deneyimli bir paraşütçünün yükseklik korkusuna uyum sağlaması gibi) stres tepkisi neredeyse sıfıra iner. Deneyimli trader’ların performansları yüksek olmasa bile piyasa dalgalanmalarına ilişkin stres tepkileri düşüktür.

Fiyat kotalarını sürekli ekrandan takip eden, her tiklik hareketi gözleyen trader’lar kronik strese ve ruhsal çöküntüye özellikle hassastırlar. Piyasa fiyatlarını gözlemlerken stresi önlemek için, önceden belirlediğimiz bir alarm düzeyine gelmedikçe fiyat kotasyonlarına bakmaktan kaçınmamız gerekir.

Trader işlem saatlerinde dikkatini dağıtacak unsurları en aza indirmelidir.+


Her şeyin çok fazlasınının iyi bir şey bile olsa, bizi perişan edebileceğini bilmemiz gerekir. (Biz) iştahlarımıza kesin sınırlar koymalıyız

William J. Benett

Kariyerlerinin başında büyük paralar kazanan yatırımcılar yatırım yaşmalarında bir kumar sorunu geliştirmeye meyilli oluyorlar.


IQ düzeyiniz 25’in altında olmadıkça yatırım başarınızın IQ düzeyiyle bir ilgisi yok. Normal zekada biriyseniz tek bir şeye ihtiyacınız var. Yatırım işinde diğer insanların başını derde sokan dürtüleri kontrol edebilecek bir mizaca sahip olmak.

Warren Buffet

Yatırımcıların fikirilerini kişiliklerinin bir parçası olan taraflı bakma ve ön yargı eğilimlerine bağlı kalmadan geliştirebilmeleri, aynı zamanda da beklentilerini koruyabilmeleri son derece önemli. Özellikle de kararlarının sonuçlarına odaklanmamaları, bunun yerine mükemmel bir karar alma süreci geliştirmeleri gerekiyor.

Belli sonuçlara ulaşma konusunda kendilerine baskı uygulayan yatırımcılar, baskı çok yükseldiğinde “sıkışma” veya “tükenme” riski ile karşı karşıya kalabilirler.

Piyasalarda neler olup bittiğini görmek, anlamak ve hissetmek için “devamsızlık” yapmamak ve piyasalarda olan bitenin “içinde olmak” gerekiyor.

Yanlış yapmak başkalarına utanç verir. Oysa benim için hatalarımı bilmek gurur kaynağıdır. Bir şeyi mükemmel anlayamamanın insana dair bir durum olduğunu fark ettiğimizde, yanlış yapmanın utanılacak bir tarafı yoktur; yalnızca hatalarımızı düzeltmeyi başaramadığımızda utanmamız gerekir

George Soros